Kırk Haramilerin Esiri
14:36
Geniş dallardan sızan gecenin gölgesiyle,
Ormanda uğuldayan yağmurların sesiyle,
Bu akşam renklerini kaybedince her çiçek.
Bir kahraman esirin kolları kesilecek.
Bu bir şanlı erdir ki Rabbi bulmuş kanında.
Bir kere düşürmeden yüksek mağrur alnında.
Alevden bir sancağın taşımış gölgesini.
Memleketler çökermiş yükseltince sesini.
Tam altı yüz yirmi yıl bir nur için döğüşmüş,
Fakat günün birinde kafir eline düşmüş.
imdi ezmek istiyor onu krk haramiler,
Bu son akam kalbinde rabbi bulmazsa eer.
Ormanda renklerini kaybedince her çiçek.
Bir vuruta bin kesen kollar kesilecek.
te rüzgarda uçan alevleriyle yer yer,
Siyah aaçlklardan parlad mealeler.
Dumanl bir kllk orman gölgeliyor.
anl esirleriyle haramiler geliyor.
açsz bir meydanda büyük kütükler yand.
Haydutlarn karanlk yüzleri aydnland.
Küçük bir oda gibi yosunlanm bir ta,
Kendisine taht yapan haramilerin ba.
Bir eyler mldand, bir eyler emreyledi,
Sonra bouk bir sesle haydi kesiniz dedi.
Haydutlar ar ar çekilirken geriye,
Geni yüksek bir gölge itildi ileriye.
Tunç bir çehre parlad alevin rüzgaryla,
Yüksek gururlu aln geni omuzlaryla.
Kollar kesilecek kahraman esirdir bu,
Ne dudaklar sar ne gözlerinde korku,
Bir demir heykel gibi öyle hissiz bekliyor.
Nihayet hep kütükler olunca bir yn kor,
Haydutlarn içinden birisi ilerledi.
Kollarn kesilecek haydi hazrlan dedi.
Zulmette parldad çelii bir baltann,
Kuru bir ses duyuldu sonra fran kann,
Damlalar ateten yer yer duman çkard.
imdi anl esirin yalnz bir kolu vard.
Orman batan baa dola bouk bir ses;
Öteki kolu da kes! Öteki kolu da kes!
rakt baltay cellat alrken yerden,
Meydana gölgeleri yaknlaan göklerden,
Haykld bir büyük anl mazinin yad.
Birden balta esirin elinde parldad.
Ormanda uğuldayan yağmurların sesiyle,
Bu akşam renklerini kaybedince her çiçek.
Bir kahraman esirin kolları kesilecek.
Bu bir şanlı erdir ki Rabbi bulmuş kanında.
Bir kere düşürmeden yüksek mağrur alnında.
Alevden bir sancağın taşımış gölgesini.
Memleketler çökermiş yükseltince sesini.
Tam altı yüz yirmi yıl bir nur için döğüşmüş,
Fakat günün birinde kafir eline düşmüş.
imdi ezmek istiyor onu krk haramiler,
Bu son akam kalbinde rabbi bulmazsa eer.
Ormanda renklerini kaybedince her çiçek.
Bir vuruta bin kesen kollar kesilecek.
te rüzgarda uçan alevleriyle yer yer,
Siyah aaçlklardan parlad mealeler.
Dumanl bir kllk orman gölgeliyor.
anl esirleriyle haramiler geliyor.
açsz bir meydanda büyük kütükler yand.
Haydutlarn karanlk yüzleri aydnland.
Küçük bir oda gibi yosunlanm bir ta,
Kendisine taht yapan haramilerin ba.
Bir eyler mldand, bir eyler emreyledi,
Sonra bouk bir sesle haydi kesiniz dedi.
Haydutlar ar ar çekilirken geriye,
Geni yüksek bir gölge itildi ileriye.
Tunç bir çehre parlad alevin rüzgaryla,
Yüksek gururlu aln geni omuzlaryla.
Kollar kesilecek kahraman esirdir bu,
Ne dudaklar sar ne gözlerinde korku,
Bir demir heykel gibi öyle hissiz bekliyor.
Nihayet hep kütükler olunca bir yn kor,
Haydutlarn içinden birisi ilerledi.
Kollarn kesilecek haydi hazrlan dedi.
Zulmette parldad çelii bir baltann,
Kuru bir ses duyuldu sonra fran kann,
Damlalar ateten yer yer duman çkard.
imdi anl esirin yalnz bir kolu vard.
Orman batan baa dola bouk bir ses;
Öteki kolu da kes! Öteki kolu da kes!
rakt baltay cellat alrken yerden,
Meydana gölgeleri yaknlaan göklerden,
Haykld bir büyük anl mazinin yad.
Birden balta esirin elinde parldad.
Karlı Kayın Ormanında
14:22
Karlı kayın ormanında
yürüyorum geceleyin.
Efkârlıyımm, efkârlıyım,
elini ver, nerde elin?
Ayışığı renginde kar,
keçe çizmelerim ağır.
içimde çalınan ıslık
beni nereye çağırır?
Memleket mi, yıldızlar mı,
gençliğim mi daha uzak?
Kayınların arasında
bir pencere, sarı sıcak.
Ben ordan geçerken biri:
'Amca, dese, gir içeri.'
Girip yerden selâmlasam
hane içindekileri.
Eski takvim hesabıyle
bu sabah başladı bahar.
Geri geldi Memed'ime
yolladığım oyuncaklar.
Kurulmamış zembereği
küskün duruyor kamyonet,
yüzdüremedi leğende
beyaz kotrasını Memet.
Kar tertemiz, kar kabarık,
yürüyorum yumuşacık.
Dün gece on bir buçukta
ölmüş Berut, tanışırdık.
Bende boz bir halısı var
bir de kitabı, imzalı.
Elden ele geçer kitap,
daha yüz yıl yaşar halı.
Yedi tepeli şehrimde
bıraktım gonca gülümü.
Ne ölümden korkmak ayıp,
ne de düşünmek ölümü.
En acayip gücümüzdür,
kahramanlıktır yaşamak:
Öleceğimizi bilip,
öleceğimizi mutlak.
Memleket mi, daha uzak,
gençliğim mi, yıldızlar mı?
Bayramoğlu, Bayramoğlu,
ölümden öte köy var mı?
Geceleyin, karlı kayın
ormanında yürüyorum.
Karanlıkta etrafımı
gündüz gibi görüyorum.
Şimdi şurdan saptım mıydı,
şose, tirenyolu, ova.
Yirmi beş kilometreden
pırıl pırıldır Moskova...
Nazım Hikmet
yürüyorum geceleyin.
Efkârlıyımm, efkârlıyım,
elini ver, nerde elin?
Ayışığı renginde kar,
keçe çizmelerim ağır.
içimde çalınan ıslık
beni nereye çağırır?
Memleket mi, yıldızlar mı,
gençliğim mi daha uzak?
Kayınların arasında
bir pencere, sarı sıcak.
Ben ordan geçerken biri:
'Amca, dese, gir içeri.'
Girip yerden selâmlasam
hane içindekileri.
Eski takvim hesabıyle
bu sabah başladı bahar.
Geri geldi Memed'ime
yolladığım oyuncaklar.
Kurulmamış zembereği
küskün duruyor kamyonet,
yüzdüremedi leğende
beyaz kotrasını Memet.
Kar tertemiz, kar kabarık,
yürüyorum yumuşacık.
Dün gece on bir buçukta
ölmüş Berut, tanışırdık.
Bende boz bir halısı var
bir de kitabı, imzalı.
Elden ele geçer kitap,
daha yüz yıl yaşar halı.
Yedi tepeli şehrimde
bıraktım gonca gülümü.
Ne ölümden korkmak ayıp,
ne de düşünmek ölümü.
En acayip gücümüzdür,
kahramanlıktır yaşamak:
Öleceğimizi bilip,
öleceğimizi mutlak.
Memleket mi, daha uzak,
gençliğim mi, yıldızlar mı?
Bayramoğlu, Bayramoğlu,
ölümden öte köy var mı?
Geceleyin, karlı kayın
ormanında yürüyorum.
Karanlıkta etrafımı
gündüz gibi görüyorum.
Şimdi şurdan saptım mıydı,
şose, tirenyolu, ova.
Yirmi beş kilometreden
pırıl pırıldır Moskova...
Nazım Hikmet
İyimser Adam
14:11
Çocukken sineklerin kanadını koparmadı
teneke bağlamadı kedilerin kuyruğuna
kibrit kutularına hapsetmedi hamamböceklerini
karınca yuvalarını bozmadı
büyüdü
bütün bu işleri ona ettiler
ölürken başucundaydım
bir şiir oku dedi
güneş üstüne deniz üstüne
atom kazanlarıyla yapma aylar üstüne
yüceliği üstüne insanlığın
Nazım Hikmet
teneke bağlamadı kedilerin kuyruğuna
kibrit kutularına hapsetmedi hamamböceklerini
karınca yuvalarını bozmadı
büyüdü
bütün bu işleri ona ettiler
ölürken başucundaydım
bir şiir oku dedi
güneş üstüne deniz üstüne
atom kazanlarıyla yapma aylar üstüne
yüceliği üstüne insanlığın
Nazım Hikmet
Hoş Geldin
14:06
Hoş geldin!
Kesilmiş bir kol gibi
omuz başımızdaydı boşluğun...
Hoş geldin!
Ayrılık uzun sürdü.
Özledik.
Gözledik...
Hoş geldin!
Biz
Bıraktığın gibiyiz.
Ustalalaştık biraz daha
taşı kırmakta,
dostu düşmandan ayırmakta...
Hoş geldin.
Yerin hazır.
Hoş geldin.
Dinleyip diyecek çok.
Fakat uzun söze vaktimiz yok.
YÜRÜYELİM
Kesilmiş bir kol gibi
omuz başımızdaydı boşluğun...
Hoş geldin!
Ayrılık uzun sürdü.
Özledik.
Gözledik...
Hoş geldin!
Biz
Bıraktığın gibiyiz.
Ustalalaştık biraz daha
taşı kırmakta,
dostu düşmandan ayırmakta...
Hoş geldin.
Yerin hazır.
Hoş geldin.
Dinleyip diyecek çok.
Fakat uzun söze vaktimiz yok.
YÜRÜYELİM